İçeriğe geç →

Bavulumda Ben

Bavulumda Ben

Göç..

 

Sadece uçaklarda, trenlerde, gemilerde değil,

Berlin yerine İstanbul’a varan otobüslerde,

kamyon kasalarında,

pikapların arkasındaki çuvallarda,

denizin ortasında suya gömülen botlarda…

dünyanın üstünde dönüp duruyor insanoğlu..

Her memleketten, her dinden…

 

İklim yıkımı, politik kıskaçlar, ekonomik darlık, iz süren hastalıklar derken

Türkiye’deki akışın yönü değişti, artık yüzümüz küçük kasabalara dönük,

kentlerden kaçıp kırsala göçüyoruz.

Bu işin başını kadınlar çekiyor.

Bambaşka hikayelerin kadınları, an gelince yola düşmekten çekinmiyorlar.

Değişim, dönüşüm kadınla yürüyor.

 

Son 10 yılda Datça’nın taş sokaklarında

bambaşka yaşamlardan çıkıp gelen yepyeni yüzler var.

Onlar, Datça’nın okullarında, zeytinliklerinde, bademliklerinde,

atölyelerinde, denize bakan kuytu sahillerinde usulca kökleniyor.

Korkmadan yepyeni bir hayata çıkagelen bu kadınlar,

tek tek bakıldığında birer süper kahramana benziyor.

Herbirinin kendine has süper güçleri var.

Biri, inceliğiyle yaşamda yer bulurken, diğeri ezberleri bozuyor.

Kimi toprağı, kimi atıkları, kimi çocukları dönüştürüyor.

Bu sergide yarımadanın yeni yüzlerinden bazılarını bulacaksınız.

Kadınlar için cümle kurmak dünyanın en kolay ve en zor işi.

Biz bu yüzden kelimeleri serpiştirdik ortalığa..

Buyurun, cümleleri siz kurun.

Feride, Özge, Rosa, Sakine, Ayşegül, İdil, Latife Ebru, Emrah, Deniz, Canan, Melis, Gamze, Seda, Aydil, Zeynep, Sinem, Dilara, Tuğçe, Zeliha, Ayfer, Derya, Özlem, Aycan, Güleda, Deniz, Elif İnci, Simin, Zeynep, Ayça, Elif, Didem, Ümit, Gökçeçiçek, Şebnem, Yeşim, Sevgi...

Metinler: Ayşegül Çelik / Fotoğraflar: Umut Kaçar

Ses Enstalasyonu: Özge Ç Denizci

230 yıl önce Amerikalı toprak sahipleri arazilerinde siyah köleler çalıştırıyorlardı.

 

Her işte çalıştırılıp her konuda sömürülen, açlıktan ölme sınırındaki bu insanlar, buldukları ilk fırsatta çiftliklerden kaçıyorlardı.

 

Çoğu kaçarken sırtından vurulup öldürülse de hiçbirinin gözü korkmadı, firarların ardı arkası kesilmedi.

 

Toprak sahipleri, yatacak yeri ve ölmeyecek kadar yemeği olan siyah adamların kaçmasına anlam veremiyordu. Meseleyi enine boyuna araştırmaya başladılar.

 

Bu araştırmalar, yüzyılın başında sonuçlandı.

Sır çözülmüş, bunun bir ruhsal hastalık olduğu anlaşılmıştı.

Hastalığa “drapetomania” adı verildi, yani “kölenin engelleyemediği kaçma isteği

 

Kısa bir süre sonra da tedavisi bulundu.

 

Sorun, kölenin ayaklarındaydı.

 

Kölenin ayak başparmaklarının kesilmesi, Drapetomania’nın tek tedavisi olarak literatüre geçti.

Feride

Sigorta, banka, resim, koro
İrlanda flütü, göster yolu!
“Feride gel, şarkın başladı!”
Sokakta müzik
Metroda müzik
Datça’da müzik
Çocuklar, renkler, sesler
-Bu ne?
-Mandolin
Arya=Aşk
Keşfeden, merak eden,
Gülümseyen
(Hayal edersem o olur)

Özge

Notalar, şarkılar, sahne sesleri.
İyi bir kalp, tertemiz
Tutunan, dirençli.
Sevgi, çocuklar,
Köpekler, kaplumbağalar
Arayan, hep arayan,
bir Serçe, bir Kiraz kuşu,
hep kuşların peşinde
Enerjisi kendinden

Rosa, Sakine

Ortaokula
kaydını kendi yaptıran çocuk,
topuklu ayakkabılar elinde, adam kovalayan
ve
işaretlere inanan kadın
(Gökyüzü yoktu İstanbul’da,
çocuğumu da göremiyordum)
Cesur, çok cesur
Rosa; kendi gibi gülen, incecik.
İsmi isyandan
Ayrıntılarla oynayan…
(bir saat daha uğraş
ama hiçbir detayı atlama. Bayılırım ayrıntılara)
Kendine inanan
La Liberta’nın çok sesli kadınları,
birbirlerine asla yalan söylemezler

Ayşegül 

Hayvanlar,
hikayeler,
kalem..
Şefkat, şiir, şifa
Geçen kadın, hep yolda…
Masal, mitos, tiyatro, Hektor
(Ne hayvanları hakediyoruz
ne ağaçları)
Kelimeler, sesler

İdil

Göze görünmeyen bir hal.
(İçe doğru konuşmalar,
kalbin ritmi gibi)
Renkler, şiirler, denizin sesi
ilham Ege’de, Knidos sihirli,
Balıklar, dalgalar, üstüste mavi
(Kalbi feraha açmalı)
İçeriden devinmek

Latife Ebru 

Büyülü çocuk,
büyücü kadın,
şarkılar
İnci dişli Adalet.
Işık düşen odalar,
kediler, hikayeler,
prizmalar, cam.
Lacivert
Bir ayağı masalda,
yıldızlarda uyuyan
derde deva, rengarenk…
(Bu meslek en çok mecburi
hizmette güzel)
Ezber bozan

Emrah, Deniz, Canan 

Kedili, köpekli, sevgili,
özel.
Hep baştan başlayan
Üç Kızkardeş
“5 Sokak”ın güzel çocukları:
Abla topuğuna kadar lirik
Ortanca; herşeyi dönüştürebilen,
sihirli
Küçük… Eve güneş getiren
Can-ı gönülden / Güçlü

Melis

Ayıran, birleştiren,
çiçek özü, kuş sesi.
yaprağın kalbi,
iksirin gücü
dağ başında yıldızlar.
Aynı sefa
İris
Sabah çiyi,
küçük eller,
toprak kokusu
Saflaştıran

Gamze 

İçinden kedi geçen resimler
Dans, şarkı, tiyatro.
Kadın gücü.
Paylaşmak,
birarada yapmak,
gönüllülük.
Her branşın öğretmeni.
Aşk, aşk, aşk
Birlikte mücadele
Ayakta kalmak

Seda

2 bavulla evden kaçan kız çocuğu.
(Rehber çocuklardır aslında)
Sistemi tersten okuyan…
Pencereleri açılmayan 50 katlı gökdelenden
Datça’nın kırlarına…
(Datça’nın bana verdiği şifayı,
bereketi çoğaltıp Datça’ya vermek…)
6 gece koşmak..
Ultra maraton: doku kaybı,
ağır yıpranma, iç hastalıklar
Koşarak And Dağları, Sahra Çölü…
(Hayalse gerçektir)
Herkes birbirine bağlı pamuk ipliklerle
(Gölgelerim de var benim..
Yorulabilir, korkabilir, ağrıyabilir
çelik kadınlar)
Kalbiyle dağ deviren

Gitmek – Göçmek bazen...

 

Güvenli bir limanda parçalarımızı birleştirmek, yeniden ayağa kalkmak, sarılmak, yeniden şarkı söylemek ve başka bir ben olmak için

 

Gitmek – Göçmek bazen…

 

İlk defa şarkı söylemek, ilk defa deniz geçmek, ilk defa aşık olmak, bir şehri, bir kıtayı yukarıdan / denizden görmek için

 

Gitmek – Göçmek bazen…

 

Yurdundan başka yere götürmek kendini. İçinden bazı yüzleri, aklından bazı sesleri çıkarmak. Bir defa da deniz kıyısında ağlamak, yüzünü başka bir aynada görmek için

Aydil

Yarımadayı elele yürüyen aşıklar.
İkinci hayat.
Çocuk bahçıvan, çocuk terzi.
Mutfak, yemek, kahkahalar,
kalabalık sofralar.
Hep derli, hep toplu, hep temiz,
küçük bir fabrika,
incecik emek,
herşeyden bir tane.
Neşeli, renkli, beklenmedik

Zeynep Ş

Ağaçlar, hayvanlar, gülüşler,
vicdan.
Çalışkan… Ama çok çalışkan
Kafa çok hızlı çalışıyor
Çat diye söyleyişleri pek meşhur
(Dağın başına kaçan insanın
bir eşiği oluyor)
Herşeyden azar azar..
Az eşya, az insan.
Kalpten kalbe kat çıkan,
Şarkılara bina kuran kadın
Samimi, gerçek, olduğu gibi

Zeynep C

Üretmek, çoğaltmak,
eğilip bükülmeden
birarada durmak,
Sezgiler.
Atölyeler, Kadıköy,
resim, çizgi, ritm, ney.
Karalayarak neler yapılır..?
Direnç, cesaret, dayanma gücü.
(Vazgeçmeyi öğren,
sürmüyorsa bitir)
Kendinden razı

Sinem 

Sokak kapıları, Taş evler,
Perşembelerin sivri biber kuyruğu.
Kıtalar arası gezen kedi,
bavul hep hazır, ruh göçebe.
Kaç kez taşınabilir insan?
10? 15? 20?
Özen, dikkat, titizlik…
İyi yapmak elindeki işi
Enerji, devinim, hep yeni
sayfalar

Kadınlar vardır, sıfırdan yapıp var eden

Dilara

Duru, içsel.
Güçlü.
Hep sıfırdan, hep bir daha!
Bitmek yok,
tükenmek yasak
tu-tu-na-cak-sın!
(Kediler iyileştirdi beni.
Ne kazanırsam, içinde
hayvanların da hakkı var)
Adliye koridorlarından
Datça kırlarına
(Zaten hayat örer kendini…)
Tu-tun-mak

Tuğçe

Soba başı patatesi
Sevgiyle yapmak, herşeyi
Bardak dolu veya boş değil,
bardak, bu kadar.
Yeni bir kadın doğdu Datça’da
Tahtravalli
Dinamik denge, kedi adımları
Tırmanış
Pembe bulutlar
(Aşağısı çok zormuş)
Değişim, dönüşüm, denge

Zeliha

Sadâ, İzzet, Şehnaz.
Fakültede bir adacık
Polis/postal/cüppe
Dantel, likör, kumkuvat.
(Ya özlersem şehri?)
Ne kadarsa o kadar
Kenara sabitli,
çıkışa yakın.
Gülerken değişen kadın
Korkuya değil ana yerleşen

Ayfer

(Özlerim özgür ruhlu kızımı)
Çalışkan, şanslı,
kendini yaşayan.
Fotoğraf, yelken, dans
İfsak: evim
Hedef kendinde, yarış kendiyle,
niyet et o seni bulur
Dingin

Derya

Bali değil Datça.
Şişli Terakki,
Tenis, seyahat.
Yeni bir yerde olmak,
başka hayatlar görmek.
Deprem, ağır travma
(Herşeyden biraz var
bunu bilen mutlu olur)
İnce, sakin
Kendi kararını yaşayan

Özlem, Aycan, Güleda 

Eski arkadaşlıklar,
Güven, sırdaşlık, sevgi.
4 masalı meyhane,
Aşinalık.
Müşteriden sarılarak ayrılmak
Bodoslama girip
Doğaçlama çıkmak
(Hayallerim arttı,
Delirdim mi bilmiyorum
O da bir alternatif)
(Bir hikayemiz var)

Deniz

Çok gülüşlü, taptaze.
Çiçekli, böcekli, dalgalı.
Nadir
Çare bulan
Sakınan
Alis’in Harikalar Diyarı
İncelikli

“İnsanlık tarihi uzun ve bitmeyen bir göçün hikayesidir” (Yi-Fu Tuan/Coğrafyacı)

 

“Kaçmak, benliğimizi korumak için psişik bir manevradır” (C.Estes/Yazar)

 

“Başladığımız yere dönmek, hiç gitmemiş olmakla aynı şey değildir” (T. Prachett/Yazar)

Elif İnci

Büyülü bir şeyler var hayatta
türküler,
şarkılar,
ateş böceği çocuklar…
24 sene Maçka’da uyuyan düş..
Bankacı kimyager müzisyen
kendi kendine şarkılar söyleyen.
Kilitleri açan,
olmazı olduran, büyüsü kendinden
Afsunlu

Simin

Yollar, dönemeçler, sapaklar,
yeni ülkeler, bilinmedik hayatlar.
Olasılıklar…
(Aile güç verir, en iyi
arkadaştır baba)
Deneyimleyerek yaşamak
(Gece-karanlık-yıldızlar
Ahengi seyret, uyuma
Ölünce uyuruz zaten)
Burgaz = Ahenk
Ya bir dönemeç daha varsa?
Her an herşey olabilir, dümeni
bulut.
Enerjinin sevecen hali

Ayça

Çingene’nin rüyası,
Allı morlu, rengarenk.
Kum, silis, cam.
Yelkenliyle gelen eşyalar
Çağla yeşil, akdeniz mavi.
Nazarlıklar, kantaronlar, kudret
narları...
Büyüyle dönüşen arka oda
Yeni dünyalar kuran

Elif Ç

7 yaşında gelen duvar piyanosu.
Mimarlık.
Özlem,
farkındalık,
içeri bakmak.
(Müzik aşk,
mimarlık
saygı duyduğum bir ilişki)
Eski eserler
Sabah sayfaları
Başucu kalemleri
Sade
Kendinden
Kendi Gibi, Dolaysız

Didem

Annesinin çoraplarıyla danseden
küçük kız
“Bale sınavlarını kazanamazsam
ölürüm babaanne!”
Çocuk balerin.
Dans, yoga, iç denge
Karavancı, mistik, sakin
Bale, dans, seramik hepsi yapıtaşı
(Örümcek arkadaşlar var,
öldüremem kimseyi)
İlle de Datça…
(Evimiz yıkıldığında bile
burası bizim toprağımız dedik
Çadırda da kalsak, Datçalıyız)
Olanı olduğu gibi gören

Ümit

İki abi, bir bisiklet
44 yaşında döndü teker
O pedala bastım ya…
Kimsenin içinde uhde kalmasın
(Hayatın ekseni Datça)
Palamutbükü nerede?
Datça’da
İyi de, Datça nerede?
Büyüklerin hayalini gerçekleştiren, gönüllü

Gökçeçiçek

Ağırlıksız, tüy gibi kadın: anne
Hayatın yapı taşı: baba
Bir erkek ne yapıyorsa, sen de
yapabilirsin…
Ya oyuncu ya doktor
Masanın üstünde Rus klasikleri.
(Ölümleri bile tiyatroyla
atlattım ben, tiyatro korur kollar
beni)
35 yaşında bir palyaço,
Sakız ve kızlar
Telefonla gelen köpek Zila
Bir gecede Datça
Deneyen, cesur

Kadınlar vardır, oyun üstüne oyun kuran

Şebnem

Dört yılı üç saniye.
Rahatsız..
(O rahatsızlık geçmez bende,
Seramikle topraklarım kendimi)
Hayvanla, bitkiyle, dünyayla bir.
Her şeye yaygın, varolmuş
(Biriyle konuşurken aynadasın
Herkes bir, egolar aynı.
Sev gitsin)
Sınırları belli.
Ruhani, kesif, köklenen
Kendine sabit, yürekten

Yeşim

Hoplaşan bukleler,
çocuklar, sesler, müzik
Hayat, Masmavi
Kır yürüyüşleri.
Kocaman gülüşler
Usul usul şarkılar
ağaçlar, çiçekler, otlar.
Çarka girmeden,
çarka çomak sokan

Sevgi

Hep el veren, destek olan.
Dayanışma, yardımlaşma, beraber.
Birlikte yapmak, birlikte eylemek.
Siyah dedin mi, Sevgi.
Güçlü, verici, çok sesli.
Sohbet kadınlarla güzel
Datçalı değil, Eski Datçalı.

Kadınlar vardır, bu dünyada gibi görünüp kendi masalında yürüyen

“Benliğini korumak için yurdundan uzaklaşan aslında yurduna yaklaşır” (H.Hesse/Yazar)

 

“Başlangıcın sihrine güvenmenin tam zamanı” (Meiser Eckhart/Filozof/Teolog)

 

“Yaşamın amacı insanın gerçekten de olduğu kişi olmasıdır” (Kierkegaard/Filozof/Teolog)