Datça’da arıcılar çam balı, çiçek balı ve kekik balı için çalışıyor. Bunlardan Muğla markası olarak tescillenen çam balı ana kalem olarak öne çıkıyor ama son birkaç yıldır veriminde ciddi bir azalma söz konusu.
Rakamlar 2019’da 14,688 ton olan il bazındaki bal üretiminin 2020’de 6,104 tona, 2021’de ise 3,820 tona gerilediğini söylüyor. Tarım Orman Bakanlığı tarafından yayınlanan bu verilerde balların türünden bahsedilmiyor ama başka hiçbir ilde yaşanmayan bu dramatik düşüş bize çam balı üretiminin tehlikede olduğunu anlatmaya yetiyor.
Türkiye’de yıllık ortalama sıcaklık her sene biraz daha artıyor. Ülkenin sıcaklık ortalaması 1970-1979 yılları arasında 12,8°C iken 2010-2021 yılları arasında bu değer 14,1°C’ye yükselmiş durumda. Muğla ortalamasının bundan çok daha yüksek olduğunu, çok daha fazla hissedildiğini söylemeye gerek yok herhalde. 2018 yılında 150 hektar ormanı yanan Muğla’nın 2019’da yaklaşık bin, 2021’de tam 50 bin hektar ormanı yandı.
Bu yılın Nisan ayında Mesudiye’nin Döşeme mevkiindeki bahçesinde kovanlarıyla uğraşırken karşılaştığımız 54 yaşındaki arıcı Öncel Duran Marmaris’teki korkunç yangının Datça’daki basura böceklerini de vurduğunu, yangınların bir miktar daha arttırdığı sıcaklarla böceklerin çoğunun öldüğünü söylüyordu. Basura böceklerin salgısından üretilen çam balının da ölmesi demekti bu. Ve elbette arıların da.
Duran, tenekesi 27 kilodan toplam 250 teneke bal almayı beklediği 450 kovanından ancak 50 teneke bal alabilmişti. Bal yapıp beslenemedikleri için arılar da telef olmuş, 600 kovan arısı 300 kovana düşmüştü.
Çocukluğundan beri dede mesleği arıcılıkla uğraşan kırk yıllık arıcı Öncel Duran’ın anlattıkları okuduğumuz raporların sahadaki sağlaması gibiydi. Rakamlar istatistik raporlarında durduğu gibi durmuyordu. Bir yerlerde ormanlar yanıyor, arılar ölüyor, emekler heder oluyordu.
Fotoğraf: Umut Kaçar / Metin: Bülent Kale
